Cezeri’yi önce Avrupalılar tanımış ve eseri üzerinde çalışmışlardır. Eseri ilk tanıtan Prof. Eilhard Wiedemann (1852-1928), geçen yüzyılın başında yardımcısı mühendis F. Hauser ile birlikte, İslam bilim tarihinin birçok konusunda olduğu gibi bu kitaptaki araç ve makineler hakkında da çok sayıda makale yazmıştır. Wiedemann, araçları bazı teknik resimler çizerek de anlatmıştır. Peşinden Carra de Vaux, “Les Peunseur de L’İslam” isimli kitabında bu eserden övgüyle bahsetmiştir (1921). Bunları başka Batılı bilginler de takip etmiştir. Böylece Cezeri’nin sibernetik biliminin kurucusu ve robot yapan ilk bilgin olduğu, eserinin Rönesans öncesi ortaçağdan günümüze intikal edebilen en önemli mühendislik kitabı, teknoloji ve otomasyon tarihinde bir dönüm noktası olduğu, hem Batılılar hem de İslam dünyasınca anlaşılmıştır.

Ülkemizde bu eserden ilk defa ünlü tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı (1896-1984), “Tarih Hazinesi” dergisinde (1951), daha sonra da Diyarbakır’da çıkan “Kara Amid” dergisinde (1972) bahsetmiştir. Konyalı, Wiedemann’ın bu makinelerden birkaç tanesini yaptığını ve bunların Almanya’da Erlangen Üniversitesi’nde bulunduğunu da yazmıştır. “Mühendis ve Makina” dergisinde Ş. Er (1967) ve Hıfzı Gündem’in (1968) yazıları da Konyalı’ya atfen aynı bilgileri veriyor. Daha sonra Dr. Toygar Akman’ın TÜBİTAK’ın “Bilim ve Teknik” dergisinde yayınlanan makaleleri zamanın genç okuyucuları üzerinde önemli tesir bırakmıştır (1973, 1974, 1976).

Donald R. Hill, Cezeri hakkında günümüze kadar en önemli çalışma olan, eserin Arapça aslından İngilizceye çevirisini, “The Book of Knowledge of Ingenious Mechanical Devices” adlı kitapta kendi açıklamalarıyla birlikte yayınlayana kadar (1974), Cezeri’nin Batı bilim çevrelerinde bilindiği kadar ülkemizde bilinmediği açıktır. Donald R. Hill, bu yayınından sonra da 1976’da kitapta anlatılan su saatlerinden birini yapmış ve bu saat Londra Bilim Müzesinde sergilenmiştir. Bu arada Kasım Ecnebi ve Ahmed El Hasan, eseri 4 nüshasıyla karşılaştırmalı olarak yayınlamıştır (1979). Bunları, bilim tarihçisi Prof. Dr. Kazım Çeçen’in İ.T.Ü.’de yapılan bir kongredeki bildirisi (1981), üniversitesinde bu aletlerden birinin çalışır vaziyette bir modelinin yapılmasını ve bu kongrede sergilenmesini sağlaması ile diğer konferans ve makaleleri takip etmiştir. Bundan sonra da Prof. Dr. Atilla Bir, çoğu Y. Müh. Mahmut Kayral’la birlikte, eser hakkında farklı dergilerde, çoğu da “Otomasyon” dergisinde olmak üzere çok sayıda makale yayınlamış ve kongrelerde tebliğler sunmuştur. Böylece bu isimler Cezeri hakkında en fazla sayıda makale yayınlayan bilim adamlarımız olmuşlardır.

Nihayet Kültür Bakanlığı, eserin bilinen en eski nüshasının (1206 tarihli) tıpkıbasımını yayınlamıştır (1990).

Bu arada Prof. Sadettin Ökten, İslam Ansiklopedisinde Cezeri maddesini yazdı (1993). Bunlardan sonra T.T.K; Sevim Tekeli, Melek Dosay ve Yavuz Unat’ın konuyla ilgili bilgilerin tarihi gelişimi ve bazı teknik açıklamalar da bulunan çevirilerini yayınladı (2002). İslam Bilim Tarihi dalında, en hacimli eser veren Türk bilgini Prof. Dr. Fuat Sezgin de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce yayınlanan “İslamda Bilim ve Teknik” adlı başka bir eserinde Cezeri’nin yaptığı bazı araçları da tanıtmıştır. Bu araçların bazılarının maketleri, kurduğu İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nde (Gülhane Parkı) sergilenmektedir. Fuat Sezgin ayrıca, Cezeri’nin eserinin bir el yazması nüshasının tıpkıbasımını Almanya’da Goethe Üniversitesi’nde, Direktörü olduğu Arap-İslam Bilimleri ve Tarihi Ensitüsü’nde yayınlamıştır.

Cezeri’nin eserinin, burada bahsedemediğimiz çalışmalar da göz önüne alındığında bugün artık epeyce bilindiği görülmektedir. Eserin halen 14 Arapça, 2 Farsça, 1 de Osmanlı Türkçesiyle yazılmış 17 tane el yazması nüshası bulunmaktadır. Zamanına ve sonrasına göre birinci derecede önemli mühendislik bilgilerini yazılı, çizili ve uygulanmış olarak günümüze ulaştırması, makine yapımı, otomatik kontrol, sistem mühendisliği ve robot teknolojisinin tarihi gelişimine ışık tutması bakımlarından bu eserin önemi teknoloji tarihinin temel taşlarından biri olarak tamamen anlaşılmıştır.

Cezeri, yaptığı araç ve makinelerden kendi ifadesiyle “anlaşılması zor olmayan” 50 tanesini eserinde yazı ve resimlerle anlatıyor. Bu çalışmalarını “öncekilerin kitaplarını ve sonrakilerin çalışmalarını” inceledikten sonra tamamlamış olduğunu belirtiyor, ancak kendinden önceki dönemlerde görülmeyen çok sayıda buluşu var. Bu araçların yapıları, fonksiyonları, Cezeri’nin deyimiyle “keyfiyetleri” ile ilgilenmek sıkıcı olmadığı gibi, çok defa eğlencelidir de.

Çok yerde yazıldığı gibi Cezeri, kitabında su saatleri, mum saatleri, ziyafetlerde kullanılan kaplar ve ibrikler, el yıkama ve abdest alma aparatları, kan almada kullanılan ölçme aletleri, otomatik müzik düzenekleri, çeşitli robotlar, su terfi araçları, su pompalarını çalıştıran makineler, fıskiyeler, sürekli kaval sesi çıkaran tertibatlar ve başka çeşitli aletler ile metal döküm tekniğinden bahsetmektedir. Kitap, mühendislik uygulamalarıyla ilgili olarak bugüne ulaşan en eski el yazmalarından biridir. Bu kitapta açıklanan makine ve araçların her biri önemli bir eser olmakla birlikte, kitabın kendisi de sanat değeri olan renkli resimleri ve anlatım tarzıyla başlı başına önemli bir eserdir.

Bu araç ve makinelerle ilgili olarak şunlar söylenebilir: Cezeri’nin eserleri hakkında gerçek ve önemli konuları öne çıkarmadan, yanlış ve abartılı bilgiler vermek çok mahzurludur. Bu durum Cezeri’nin araç ve makinelerini doğru anlamak isteyenlerin arzularını törpülemiş olacaktır. Hele hele, Cezeri’nin eserlerini yaptığı şekil, ölçü ve malzemelerden farklı olarak yapmak, orijinal mekanizmaların yerine elektrik motorlu mekanizmalar kullanmak ve bunları da “rekonstrüksiyon” diye sunmak ise Cezeri’ye ilgiyi azaltacaktır. Eğitim amaçlı yapılan düzenekler de gerçeğe uygun olmalıdır.

Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri’ni yayınlamakla bizim yaptığımız iş ise; tamamlayıcı bir çalışma olarak öncelikle Cezeri’nin eserinin doğrudan doğruya Arapça aslından Türkçeye çevirisinin yapılması oldu. Sonra kitabın “Teknik Açıklamalar” kısmında bu çeviriyi ve Cezeri’nin resimlerini kaynak alarak alet, araç ve makinelerin tamamı için tam olarak geliştirilmiş açıklama, şematik resim, teknik resim ve hesaplarla Cezeri’nin anlatımını herkes tarafından gayet anlaşılır hale getirdik. Bu amaçla modern teknik resim kurallarına uygun olarak gelişmiş çizimler ve renkli perspektifler yaptık. Bunları yaparken de Cezeri’nin yazı ve resimlerle anlaşılır biçimde verdiği bilgileri tekrar etmeden, açık olarak anlatılmayan veya hiç anlatılmayan kısımların anlatılmasına özen gösterdik. Araçların tamamı için bizden önceki çalışmalara göre daha gelişmiş hesaplar yaparak da bu araçların iş görebilir ve yapılabilir olmasını irdelemeye, bu sırada nelerin ilk defa keşfedildiğini veya kullanıldığını belirlemeye çalıştık. İkinci cildin sonunda da Cezeri’nin buluşları ve diğer özgün çalışmaları hakkında yine renkli perspektiflerle desteklenmiş teknik açıklamalar yaptık. Bütün teknik açıklamaların kolayca anlaşılması için yeterince açıklayıcı çizimler, sade bir anlatım ve hesap tarzı kullanmaya özen gösterdik. Bu arada merakları gidermek için, her bir tür hakkında muhtelif bilim tarihi kaynaklarından derlediğimiz bazı bilgileri özet olarak kitaba koyduk. Bu kitapla böylece, Cezeri’nin eserleri hakkında geriye eksik bir husus bırakmamış olduk.

Başarının gerek şartlarından birinin özgüven olduğu, geçmişteki başarıların bilinmesinin de özgüvene katkı yaptığı açıktır. Bunun için bizim amacımız, bir gerçeğe dayanmadan geçmişimizi övmek veya kötülemek değil, yakın geçmişte bu topraklarda yaşayanların bilimin gelişmesine katkılarının ortaya konması, böylelikle gençlerimizin bilim ve sanat üretme gayret ve heyecanı kazanmalarına katkıda bulunmak olmalıdır. Bu kitabın bu amaçların gerçekleşmesinde olumlu etki yapmasını temenni ediyoruz.

Durmuş ÇALIŞKAN

Kaynak: Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri, Papersense Yayınları, 2015