Bir araç veya makinenin parçalarının yapım yöntemi, tabiidir ki kullanılacak malzemenin cinsine göre değişmektedir. Cezeri yaptığı araç ve makinelerin yapımında en çok bakır ve pirinç levhalar, bu malzemelerin yanında ise ahşap ve demir malzemeler kullanmaktadır. Nadiren de, çok hafif olması gereken bazı heykelciklerin yapımında “zamklı kağıt hamuru” dediği bir malzemeyi kullanmaktadır.

Az kullanılan malzemelerden zamklı (yapıştırıcılı) kağıt hamuru; o dönemde kağıt yapımında kullanılan keten, kenevir gibi bitkiler dövülerek veya bugün artık kullanılmayan su değirmenlerinde, kabuksuz buğday veya bulgur elde etmek için kullanılan, dikey konumda tekerlek şeklinde dönerek ilerleyen taş silindirlerle ezilerek macun kıvamına yakın bir duruma getirildikten sonra, içine yapıştırıcı katılıp yoğrulmasıyla elde edilmektedir. Sonra bu hamurla, hafif olması gereken bazı nesneler yapılmakta, kurutularak kullanılmaktadır. Bu yöntem Cezeri’ye ait bir buluştur.

Cezeri’nin ahşap malzemenin işlenmesinde uyguladığı yöntemler, kendi döneminde kullanılan yöntemler olmalıdır. Ağaç kesiminin, tomrukların başlarının düzeltilmesinin, budakların dipten kesilmesinin balta ile yapıldığı açıktır. Baltanın metal kısmı kılıç yapımındaki gibi çelik malzemeden dövülerek yapılmakta, bilenmesi için de aşındırıcı taşlar kullanılmaktadır. Cezeri’nin açıklamalarından da anlaşılacağı gibi, o dönemde parçaları döndüren aparatlar (tornalama) bilindiğine göre, bileme için bugün dahi görebildiğimiz elle çevrilen, dişli çarkları olmayan çıkrık şeklinde “bileyi taşı” da kullanılıyor olmalıdır.

Tomrukların tahta, kalas veya lata şeklinde biçilmeleri, elektriğin yaygın olmadığı yakın geçmişte de gördüğümüz yöntemle olmalıdır (Şekil A). Biçilmiş malzemenin geniş yüzeylerinin düzeltilmesi ve gereken kalınlığa indirilmesi, yakın geçmişe kadar kullanılan ve planya denilen uzun rende ile olmalıdır (Fotoğraf A). Tahtaların yan taraflarında kalan dar yüzeylerin düzeltilmesi de keser veya baltayla kaba düzeltme yapıldıktan sonra, yine uzun rendeyle tamamlanmış, boy kesiminde ise el testeresi kullanılmış olmalıdır.

Cezeri kitabında bahsetmiyor ama, yan yana monte ettiği tahtaların yan kenarlarına, bugün “lamba” dediğimiz bir işlemi de yapmış olabilir. Bunun için bıçak ağzı ona göre yapılmış, normal boyda veya yine uzun rende kullanması gerekir. Bütün bu aletlerin kesici bıçaklarının yapımı ve bilenmesi o günkü şartlarda mümkündür (Şekil B).

Cezeri; kendi buluşu olan lamine ahşap yapımında da, tahtaları ince olarak biçmek ve yapışacak yüzeylerinde ön düzeltme yapmak için yine aynı metodları kullanmış olmalı, tahtaları saptırmalı olarak yapıştırdıktan sonra da dış yüzeylerde son düzeltmeleri yapmış olmalıdır. Bu esnada aşındırıcı taş da kullanmış olabilir. (bk. Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri, II. Cilt, s. 296, Papersense Yayınları, 2015)

Cezeri, ahşap parçalarda delik delmek için elle çevrilen matkap (Fotoğraf B), büyük kasnakların ip yivlerinin açılmasında ve diğer ahşap oyma işlerinde ise bugün kullandığımız el aletlerini veya benzerlerini kullanmış olmalıdır. Döneminde, küçük makara ve tekerleklerin tornalanmasında görüldüğü gibi ahşap tornalama işlemi yaygındır. O halde Cezeri kullandığı masa, sandalye gibi eşyaların ayaklarını da tornalayarak süslemiş olabilir.

Cezeri döneminde törpü; dövülerek törpü şekil verilmiş olan demir parça, ısıtılarak yumuşatıldıktan sonra çentikleri yapılıp, suda sertleştirilerek elde edilmiş olmalıdır. Ahşap heykel, baş, kol, bacak, tokmak yapımı gibi işlerde ise, bugün de ahşap oymacıların kullandığı gibi, uçlarına özel şekil verilmiş yontma bıçakları kullanmış olmalıdır.

Cezeri’nin bakır ve pirinç malzeme kullanımına gelince; bu malzemelerin çok defa levha şeklinde olması gerekmektedir. Cezeri bu malzemeleri nasıl kullandığını anlatmakta, ancak levha şekline nasıl getirildiğini anlatmamaktadır.

İnce metal levha yapımını şöyle açıklayabiliriz:

Cezeri önce çok iyi bildiği metal döküm yoluyla 6-8 mm kalınlıklarda küçük plakalar elde etmekte, sonra bunları balyoz ve ağır çekiç kullanarak inceltmekte, büyültmektedir. Dövme işleminde düzgün bir kalınlık elde edilemeyeceğinden, son aşama olarak gereken haddelemenin nasıl olduğunu tahmin etmek hiç de zor değildir. Ancak bu işlemler için aralıklı olarak metal levhaların ısıtılması da gerekmektedir (Şekil C).

Cezeri; ince bakır levhalardan dövme suretiyle çeşitli insan ve hayvan heykelcikleri ile kefe, tas, kubbe gibi eşyalar yapmaktadır. Bu işler için dövme ustalığının yanı sıra bir sanatçı kavrayışı ve ustalığı gerekmektedir. Pirinç levhalardan da yine dövme suretiyle çeşitli eşyalar, oluk vb. parçalar yapmaktadır. Bakır veya pirinç borular Cezeri’nin çok kullandığı parçalardır. Bu boruları, açılım levhalarını önce bir çelik silindir üzerinde döverek yuvarladıktan sonra ek yerlerini boylu boyunca lehimleyerek yaptığı açıktır. Cezeri’nin bazı fıskiyelerde kullandığı, içinden boylu boyunca bölünmüş özel bir boru da vardır. (bk. Aynı kaynak, II. Cilt, s. 145)

Cezeri’nin, kornalarda basınçlı hava taşıyan ince boruları yaparken toz kurşun kullanması gerektiği açıktır. Bu işlemde kıvırmadan sonra toz kurşun kendiliğinden dışarı dökülmez ise, boruyu ısıtarak kurşunu eritip çıkarmış olmalıdır.

Cezeri kalın levha elde etmek için ise, metal döküm işleminden sonra yüzeylerin düzeltilmesini ve parlatılması yapmaktadır. Bazı sütunları da yine döküm yoluyla elde edip, sonra muhtemelen torna tezgâhında yüzeylerini düzelttiği anlaşılmaktadır. Cezeri’nin metal döküm teknolojisine katkıları, kitaptaki resimlerinin ve açıklamalarının yanı sıra, konuyla ilgili olan “Cezeri’nin Metal Döküm Tekniğinde Yenilikleri” başlıklı makalede ve kitaptaki Teknik Açıklamalar ve teknik çizimlerde anlatılmaktadır (bk. Aynı kaynak, II. Cilt, s. 243-250 ile s. 297).

Cezeri’nin nasıl bir torna tezgâhı kullandığını tahmin edebiliriz (Şekil D). Burada çevirme işleminin ikinci bir şahıs tarafından elle yapılması değil de, tornalamayı yapan şahıs tarafından ayak pedalıyla yapılaması da mümkündür. Ancak bu durumda ahşap tornalama işleminin yapılması çok zorlaşır, metal tornalama ise neredeyse imkânsız hale gelir. Burada torna edilecek parçanın malzeme cinsi ve çapına göre kasnakların yerleri ve çapları değiştirilebilmektedir.

Cezeri bu torna tezgâhlarında, iç içe geçen konik parçaları birbirine alıştırmak için yüzeylerini zımparalamaktadır. Bu işlem de Cezeri’ye ait bir buluştur. Tabiidir ki burada zımpara olarak aşındırıcı taşlar kullanmaktadır.

Cezeri ayrıca, dövme işçiliğiyle yapılan bazı parçaları torna tezgâhında “sıvama” metoduyla, metal veya ahşap kalıp kullanarak da yapmış olabilir. Ancak bunun için, yapılacak parça sayısının fazla olması gerekir.

Torna edilecek parçaların tezgâha bağlanmasının o günkü şartlarda civata kullanmadan nasıl gerçekleştirildiğine dair kitapta bir bilgi yoktur. Ancak bu işlem değişik şekillerde yapılabilir.

Cezeri boruların yay şeklinde kıvrılması için, özellikle yılanların kıvrılmasında içlerine toz kurşun doldurmaktadır. Bu işlemi küçük çaplı boruların kıvrılmasında ve kaynaklarının yapılmasında da kolaylık için kullanmaktadır. Sıcak kaynak olarak da bütün parçalar için genellikle “lehimlenir” tabirini kullanmaktadır. Nadiren de olsa biraz kalın parçaların köşe kaynaklarında “kurşunlanır, bolca kurşunlanır” demektedir. Buradan da lehim tutmayacak kalınlıkta olan parçaların birleşme köşelerine eritilmiş kurşun döktüğü anlaşılmaktadır.

Cezeri; ince bakır ve metal levhaları kesmek için bugün de kullanılan “teneke makası” kullanıyor olmalıdır. Makasın kesemeyeceği kadar kalın olan levhaları veya kenar motiflerini ise “keski” dediğimiz aletle, çekiç de kullanarak kesiyor olmalıdır. Pirinç malzemelerde kenar düzeltme için ise eğe kullanıyor olmalıdır. Çünkü Cezeri döneminde eğe yapımı da törpü yapımı gibi mümkündür. Dövülerek eğe şekli verilmiş parça ısıtılıp, yumuşatıldıktan sonra çizgileri çizilip, sonra da su veya yağ banyosunda sertleştirilebilir. Metal malzemelerin delinmesinde de yine elle çevrilen burgu (matkap) kullanılmış olmalıdır. Ancak bu alette bu amaçla kullanılan delme ucu sertleştirilmiş çelik olmalıdır.

Cezeri haddelenmesi zor olduğu ve paslandığı için ince demir levha kullanmamıştır. Ancak paslanmanın sorun olmayacağı bazı yerlerde demir malzeme kullanmış, bu parçaları da sıcak veya soğuk dövme yoluyla elde etmiştir.

Bazı özel parçaların farklı yapım metodları o parçalarla ilgili metinlerde anlatılmıştır. (bk. Aynı kaynak, I. ve II. Ciltler)

Cezeri ip yapımında da yerine göre özel metodlar kullanmaktadır. İpleri ipek örme olarak yapmakta, bazı yerlerde özellikle saatlerde, ipin uzayıp kısalmasıyla hassasiyetin bozulmaması için balmumunu iplere yedirerek sürmekte ve kaplamaktadır.

Cezeri araç ve makinelerinin görünür yüzeylerinin tamamını boyamaktadır. Bunun için önce metal yüzeylerin kazınarak temizlenmesini öngörmektedir. Boya malzemesi olarak ne kullandığını belirtmiyor ama boyanmış yüzeylere dağ ardıcı reçinesi sürdüğünü, sonra da güneşte iyice kuruttuğunu böylece, boyanın renginin 50 yıla kadar değişmeyeceğini söylüyor.

Cezeri, su saatlerinin bazılarında bronz bilyeler kullanmaktadır. Bu bilyelerin bir kısmının küresel yüzeyleri, birbirlerini iterek yuvarlanmalarına engel olmayacak şekilde hassas toleranslı ve parlak olmalıdır. Mum saatlerinde de daha küçük, içi boş veya dolu yine bronz bilyeler kullanmaktadır. Bunların da yüzey toleranslarında belirli bir hassasiyet gerekmektedir. (bk. Aynı kaynak, I. Cilt, 1. Türün 1. – 4. Şekilleri ile 7. – 10. Şekilleri)

Cezeri bu bilyeleri nasıl yaptığını açıklamıyor, ancak bu bilyelerin yüzey toleransları önemli olduğu için şamandıra kürelerinin yapımından farklı yapım metotları gerektiğini biliyoruz. Biz bu yapım metotlarını Cezeri’nin imkanlarını göz önüne alarak, en azından tahmin düzeyinde belirleyebiliriz.

Cezeri mesela Filli Su Saatinde, yaklaşık 32 mm çapında içi dolu, yüzeyi hassas işlenmiş bronz küre yapımını gerçekleştirmiştir. Bunları çok iyi bildiği ve geliştirdiği metal döküm tekniğiyle yaptığı kesindir. Bunun için önce dayanıklı ahşap malzemeyle bilyenin kullanım çapından az bir miktar büyük, birkaç tane ahşap modelini yapmış olmalıdır. Bu işlemi Şekil E’de görüldüğü gibi, bir mastarla kontrol ederek torna tezgahında yapmış olabileceği gibi, torna tezgahı kullanmadan elle de yapmış olabilir. Peşinden Şekil F’de görüldüğü gibi, bu modelleri kendi icadı olan çift dereceli kalıplarda kumla kalıplamalıdır. (bk. Aynı kaynak, II. Cilt, 6. Türün 1. Şekli ile Cezeri’nin Buluşları s. 297)

     

Kalıplar sökülüp yolluk ve çıkıcılar kırıldıktan sonra, küre yüzeyleri yine torna tezgahında veya elle, bu defa hassas yapılmış mastarla kontrol edilerek, eğe veya zımparayla son düzeltmeler yapılarak işlenmiş olmalıdır.

Cezeri’nin mum saatlerinde kullandığı bilyelerin çapları ise yaklaşık 2 cm’dir. Bunların içi dolu olanlar yine metal döküm metoduyla yapılabileceği gibi, çapları küçük olduğu için elle de yapılmış olabilir. İçi boş olanlar için ise, Şekil G’de görüldüğü gibi önce döküm yoluyla, üzerinde bilyelerin kullanım çapına göre az bir miktar büyük yarıçapta, yarım küre şeklinde bir çukur bulunan bir parça yapılır. Bu çukur el aletleriyle olabildiğince tesviye edilir. Sonra bilyenin yarısı için kullanılacak pirinç levha, ucu yarım küre şeklinde işlenmiş bir parçayla dövülerek bu çukura yerleştirilir. Elde edilen tas şeklindeki yarım kürenin fazlalıkları alınır, lehimlenmek suretiyle karşılığıyla birleştirilir. Sonra bütün küreler aynı çapta olacak şekilde küre yüzeyleri bir mastarla kontrol edilerek tesviye edilir.

Cezeri, bazı su saatlerinde, fıskiyelerde ve korna araçlarında ince zincirler kullanmakta, bunları nasıl yaptığını ise açıklamamaktadır. Bu zincirlerin yapımı çok uğraştırıcı ve uzun zaman alıcıdır. Ancak biz Cezeri’nin bu iş için nasıl kolaylaştırıcı bir yol bulduğunu tahmin edebiliriz.

Şekil H’da birkaç kat büyütülmüş bir çizim görülmektedir. Burada zincir baklasının iç geometrisine göre yapılmış ve üzerinde boydan boya ince bir kanal açılmış parça görülmektedir. Bu parçaya zincir teli sarıldıktan sonra bu sargı kanal boyunca keski ile kesilerek zincir baklaları elde edilmektedir. Sonra baklaların yarısı, şekilde görüldüğü gibi ihtiyaç kadar açılarak diğer baklalarla birleştirildikten sonra bu açıklıklar kapatılmaktadır. Cezeri bu açma işlemi içinde bir kalıp yapmış olabilir.

Cezeri’nin yapım yöntemleri hakkında çok daha geniş bilgilere sahibiz. Bunların içinde tamamen kendi buluşu olan yöntemler de vardır. Bu yöntemler kitapta geniş bir biçimde şekillerle açıklanmıştır. (bk. Aynı kaynak, II Cilt, s. 295-298)

Durmuş ÇALIŞKAN

Kaynak: Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri, Papersense Yayınları, 2015