Silindirik bir kabın yapımında su kullanılarak çap kalibrasyonu yapılması

(1-1, 1-2):

Cezeri’nin anıt şeklindeki birinci ve ikinci su saatlerinde silindirik bir su haznesi bulunmaktadır. Saatlerin hassasiyeti için bu haznenin yüksekliği boyunca çapının milimetrik olarak aynı olması gerekir. Elbette bunu bugünkü teknolojiyle sağlamak çok kolaydır. Ancak Cezeri o gün ilgi çekici bir kontrol metoduyla çözüm sağlamıştır.

Şöyle ki; bakır levhayı döverek kıvırıp ek yerini lehimleyerek silindir haline getirmekte ve altını bir tahta diskle sıkıca kapatmaktadır. Sonra iç yüzünde yüksekliğinin üzerinde eşit aralıklı bölme çizgileri işaretlemektedir. En alttaki bölmeyi suyla doldurmaktadır. Bu suyun hacmini belirleyerek aynı miktarda suyu ikinci bölme için silindire doldurmaktadır. İkinci bölme için konulan suyun üst yüzeyi ikinci işaretle çakışmamışsa, o kısımda bakır dövülerek gerekli çap ayarlaması yapılmaktadır. Bu işlem silindir boyunca devam etmektedir. Bu işlemi, Cezeri’den önce yapıldığına dair bilgimiz olmadığına göre Cezeri’nin bir yapım metodu buluşu olarak kabul etmeliyiz. (bk. Cilt I, s. 17)

Döner parçalarda salgı kontrolü

(1-1, 1-2 ve diğer çok sayıda araçta):

Cezeri, akış düzenleyici regülatörün lehimle birleştirilen iki parçasının yapımında bu metodu açıklamaktadır. Burada döner parçalar boşluksuz bir yatak içinde çevrilerek, sabit olarak tutulan kontrol çubuklarıyla çap ve yüzey salgıları kontrol edilmektedir. Bu işlem günümüzde komparatör denilen aletle yapılmakta olan kontrol işleminin ilk şeklidir ve Cezeri’den önce bilindiğine dair bilgimiz yoktur. (bk. Cilt I, s. 24)

Konik parçalarda yüzey düzeltmesi için zımparalama

(çok sayıda araçta):

Cezeri konik valflerde ve musluklarda olduğu gibi iç içe çalışan konik parçalarda sızdırmazlığı sağlamak için parçaların konik yüzeylerini zımparaladığını söylemektedir. Bu işlem için metal aşındırıcı taşlar kullanıyor olmalıdır. Cezeri’nin zamanında bugünkü torna tezgahlarının ilkel şekillerinin varlığı bilinmektedir. Dolayısıyla yüzeyleri zımparalanarak düzeltilecek ve parlatılacak parçalar torna tezgahında döndürülüyor olabilir. Cezeri’nin bu zımparalama işleminin de kendinden önce olmadığı bilinmektedir (bk. Cilt I, s. 19 ve 24).

Döner parçalarda balans (dinamik denge) ayarı

(çok sayıda araçlarda):

Cezeri ahşap disk, kasnak ve benzeri döner parçalarda dönme hareketinin her açısında dinamik düzgünlüğü sağlamak için bugün otomobil tekerleklerinde olduğu gibi balans ayarı dediğimiz işlemi yine kurşun ağırlık kullanarak yapmaktadır. Bu işleme de Cezeri’den önce rastlanılmamaktadır (bk. Cilt I, s. 39).

Ahşap laminasyon

(çok sayıda araçlarda):

Cezeri, büyük çaplı ahşap disklerin yapımında, ahşabın bükülmesini önlemek için bugün de kullanılan laminasyon metodunu o gün kullanmıştır. Kendisinden önce böyle bir işlem görülmediği için bu işlemin onun buluşu olduğu kesindir. (bk. Cilt I, s. 198).

Konik bir kaptaki su dibindeki bir delikten boşalırken, suyun seviyesinin zamana göre eşit miktarlarda alçalmasını sağlayan paraboloit benzeri yüzey düzenlemesi

(1-5):

Su saatlerinde, bir kaptan boşalan suyun sabit bir hızla alçalması zaman ölçümünün hassasiyeti için çok önemlidir. Cezeri, su haznesi konik bardak şeklinde olan bir su saatinde, bardağın yan yüzlerinin düz konik bir şekilde değil, paraboloit yüzeyine benzer bir biçimde olması gerektiğini, deneyerek keşfetmiş ve konik yüzeye döverek şekil vermiştir.

Cezeri bu düzenlemeyi, Sultan Salih’in isteği üzerine sade yapılı, güzel görünümlü ve yolculukta kolay taşınabilir, muhtemelen savaşlarda da kullanılan bir saat yapımında uyguluyor. Bu saatin dibe doğru daralan konik bir bardak şeklinde bir su haznesi vardır. Haznedeki su dibindeki bir delikten altındaki depoya boşaldıkça, suyun üstünde gittikçe alçalan bir şamandıra, bardağın üstündeki dairesel bir kadranda saati gösteren bir mekanizmayı çalıştırmaktadır.

Konik kaptan boşalan suyla zamanı ölçmek, eski Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerinden itibaren bilinmektedir. Su kabının konik yapılması, boşalan suyun yüksekliği azaldıkça kabın dibindeki basınç da azalacağından, bu esnada suyun birim zamandaki alçalmasının giderek azalmasını engellemek, böylece doğru ölçüm yapmak içindir. Ancak Cezeri, denemeleriyle yan yüzleri konik olan bir kapla da konik yüzey düz olduğu için bu ölçümün doğru yapılmadığını görerek, kabın yan yüzüne paraboloit benzeri bir şekil vermiş ve doğru ölçüm için su yüzeyinde zamana göre doğrusal bir alçalmayı sağlamıştır (bk. Cilt I, s. 163).

Metal dökümcülükte derece ve yeşil kum kullanılması

(6-1):

Cezeri’nin, madeni parçaların dökümünde ahşap modeller kum içinde kalıplanırken bugün de kullanılan ve derece denilen çerçeveleri kullandığı görülmektedir. Kendisinden önce görülmeyen bu sistem kum kalıpta metal dökümünü çok kolaylaştırmaktadır
(bk. Cilt II, s. 247). Ayrıca Cezeri, kalıplanmış olan kumun erimiş metalin dökümünden önce kurutulması gerektiğinden hiç bahsetmediğine göre, kalıplama malzemesi olarak kurutulması gerekmeyen yeşil kum kullanmaktadır. Bu metal döküm metodu Avrupa’da 1500 yıllarından sonra görülmektedir.

Dökülmüş metal parça üzerindeki motif çukurluklarına tekrar ayrı bir metal dökümü

(6-1):

Cezeri saray kapısı yapımında, önce döküm yoluyla üzerlerinde oyuk şeklinde motifler bulunan pirinç parçalar yapmakta, sonra da motif oyuklarını mumla doldurarak bu parçaları tekrar kalıplamakta, daha sonra ise kalıbı içindeki parçayla birlikte ısıtarak mumun eriyip akmasını sağlamaktadır. Ardından de bu oyuklara bakır döküm yapmaktadır. Bakırın erime derecesi pirinçten büyük olduğu halde, erimiş bakırın ısısı kitlesi çok daha büyük olan pirinç parçaya dağıldığı için pirinç parça erimemektedir. Ancak iki metal bir arada kendiliğinden ayrılmayacak şekilde kaynaşarak çok ilgi çekici ve güzel bir görünüm oluşturmaktadır (bk. Cilt II, s. 251).

Mil yataklarında metal kullanılması

(5-4, 5-5 ve diğer çok sayıda araçta):

Cezeri milleri çalışma şartlarına göre demir, bakır veya ahşaptan yapmaktadır. Fazla yük taşımayan ahşap millerin yataklanmasında metal muylu ve karşılığında metal yuva kullanmaktadır. Ancak kuvvet ve hareketi birlikte ileten millerde yaptığı makinelerin iyi iş görmesi için sağlam, geç aşınan ve sürtünme direnci az olan yataklamalar yapmaktadır. Bu yataklamalarda mesnet parçalarını mil çaplarına göre oldukça büyük, millerin uçlarını ve yuvalarını ise yarım küre benzeri veya koni şeklinde çizmesinden bunu anlayabiliyoruz. Bu mesnetlerin, sağlam olması gerektiğinin sözlü olarak vurgulanması ve hep siyah renkte boyanması, döneminde metal döküm tekniğinin gelişmiş olmasını da göz önüne aldığımızda demir malzemeden yapıldıklarını gösteriyor. Cezeri ayrıca ahşap millerin uçlarında metal muylu, karşılığında da yine metal yuva kullandığını da söylüyor. Millerde metal yataklama Cezeri’den önce görülmediği, Batı’da ise 14. yy’a kadar ahşap mesnet kullanıldığı biliniyor. Bu durumda millerde metal yataklamanın Cezeri’nin bir yapım metodu buluşu olduğu anlaşılıyor. Cezeri mesnet yuvalarının geometrisi hakkında bir açıklama yapmıyor. Ancak Cezeri gibi düşünmeye çalışırsak, yataklama derinliğinin gerektiği kadar uzun olması için mil uçlarınını paraboloit şeklinde, yuvalarını ise daha açık bir paraboloit şeklinde yaptığını kabul etmeliyiz. Çünkü böylece hem yeterli bir yataklama derinliği sağlanmakta, hem de yapım hataları sebebiyle millerin bir miktar açısal sapmayla çalışmasına imkan verilmektedir. Bu yataklama şekli, sivri uçlu koniye göre sürtünme direnci biraz fazla olmakla beraber aşınma dayanımı çok daha fazladır. Yük taşıyan mesnetlerde, mesnet gövdesinin ahşap yapılmasının mahzurlu olmadığı veya yapılmasının daha uygun olduğu yerlerde ise yuvada metal zarf kullanmış olmalıdır.

Büyük zil (simbal, çembalo) yapımında özel bir metal kullanılması

(1-1, 1-2, 1-3, 1-4 ve diğer çok sayıda araçta):

Cezeri’nin makinelerindeki bu müzik aletinde istenen özellik yüksek ses çıkarmasıdır. Cezeri bu amaçla “isfadruh” adını verdiği bir malzeme kullanmaktadır. Bronz, pirinç gibi bilinen kelimeleri kullanmadığına göre bu özel bir alaşımdır. Bu yapım metoduna Cezeri’den önce rastlanmamaktadır. Simbal yapımının Cezeri’den sonra uzun yıllar Türk zanaatkarların tekelinde kalması bu sebebe dayanabilir. Bugün de simballer alüminyum katkılı bronzdan yapılmaktadır.

Nesnelerin yapımında zamklı kağıt macununun kullanılması

(çok sayıda araçlarda):

Cezeri hafif olması gereken küçük insan veya hayvan heykellerini daha çok kağıt hamuruna zamk katarak elde ettiği macun kıvamındaki malzemeden yapmaktadır. Bugün binalarımızda kartonpiyer adını verdiğimiz süslemeler, katkılı alçıdan daha önce kağıt veya mukavva hamurunun sertleştirilmesiyle yapılıyordu. Burada Cezeri’nin kartonpiyer tekniğini kullandığı görülmektedir. Kendisinden önce görülmediği için bu yapım metodu Cezeri’ye ait bir buluştur.